"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

6 Mart 2015 Cuma

ÇOCUKLUK ÖNEMLİDİR



      Nasıl bir çocukluk geçirdiğiniz önemlidir, çünkü ilerideki kodlarınızı oluşturur. Bu durumda ailelere çok iş düşüyor, çocuklarınızı doğa ile iç içe, hayvan sevgisiyle büyütmelisiniz. Bu tabi ki 20 katlı sitelerde olacak şey değil ama en azından yazın veya haftasonları yapmalısınız. İşte size kendi çocukluğumdan kesitler;


Fatih'te anasınıfına giderken cami avlusundaki güvercinlere yemciden anneannemle kilo ile buğday alıp savururdum,
Çatıdaki yavru kedileri, avludaki yavru köpekleri, avlu bahçesindeki onlarca kediyi annemle her okul çıkışında beslerdik. 
İlkokul öğretmenimin bakamadığı muhabbet kuşları Can ile Canan'ı kafese tıkmayı 7 yaşında kabullenemedim, bu kuşları bana verdiğinde Bursa'daki dayımın bahçedeki yüzlerce kuştan oluşan kuşhanesine götürüp saldım. Tabi ki burası da çok iyi değildi ama en azından idare ederdi.
Yazın 90'lı yılların başında komşular yokken İzmir'deki yazlıkların boş bahçelerine eşekler gelirdi, sıpalarını sevmek en büyük keyfimdi, her gece ise yan tarlaya koyun sürüsü gelirdi, onların çanları ve saman hışırtıları ne kadar tatlıydı. Dedemle taze süt almak için yürüyerek bir köye giderdik, yola çıkmadan önce torbalara karpuz, kavun kabukları, ot, sap ne bulursak doldururduk, oradaki danalara ve kuzuları bunlarla beslerdim, sülün yavrularına ve civcivlere mısır atardım. Şimdi ne tarla kaldı, ne süt alınan bir köy, heryer beton, heryer şehirli..
Yazlığımızın yanındaki hendeğin su birikintisi kumla örtülecekti.. Ben durur muyum, oradaki kaplumbağalar ölmesin diye dedemle topladık, sokak lambasının eski cam fanusunu havuz yaptık, taş ve yosunlarla bezedik, dedem hergün ciğer alıp getiriyordu onlara, sonunda da güzel bir kaynak su bulup saldık Ninja Turtles'ları :)
Cunda Adası'nda garsonların itip kaktığı minnacık sarı beyaz renkli yavru kediyi kucaklayıp yazlığımza götürdüm, 5 yaşında ikinci kedim olmuştu Cunda, çok şımarıktı ve yan komşuların şortlu bacaklarına atlayıp her sabah korkutuyor, gülmekten ölüyordum :)
İstinye'de bahçemize yavrulayan sokak köpeğinin 8 siyah yavrusuyla yuvarlanıyordum,
Derken bir ara 57 kedimiz oldu, herkes terkediyordu, barınağa dönmüştük, heryer Ankara kedisi idi, sonra dağıtıp kısırlaştırmaya başladık,
O dönemin belediye başkanıi şimdinin islam yayan kişisi Yusuf Tülin sağolsun biri pointer, biri kahve sokak köpeği olan iki büyük köpeğim Point ve Şımarık'ı bahçemizden alıp zehirletip ormana gömdürmüş!  Yapanın da yaptıranın da yatacak yeri yoktur!  

                 Danaları beslemek, kuzularla koşmak, sıpaları sevmek, kedi ve köpeksiz bir an bile geçmemesi, tarlalarda koşturmak, engerek yılanlarının dans edişini izlemek, akşamları baykuş beklemek, yarasadan kaçmak, kaplumbağaları kurtarmak, kırlangıç yuvaları bulmak.. Ben şanslı bir çocuktum. Ailem ise bilinçliydi. Şimdi bakıyorum da bir sokak kedisi gören çocuğuna "Bırak sakın elleme o pis şeye!" diyen anneler dolu tabi onlar anneyse.. Bırakın çocuğunuz doğayla bütünleşsin, biz betondan değil, topraktan geldik.









4 Mart 2015 Çarşamba

TAVŞANSEVERLER, TAVŞANLI HEDİYE ARAYANLAR BU SETİ KAÇIRMASIN :)


        Tavşanları çok seviyorsanız, ölen tavşanınızı mutfağınızda böyle yaşatmak istiyorsanız, çok sevdiğiniz birinin tavşanı var ve ona hediye arıyorsanız 12 ayrı üründen oluşan bu mutfak ürünleri harika, kampanya 9 Mart'ta bitiyor, çabuk olun  ;)


http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190975?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190968?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190971?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190976?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190973?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190979?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190981?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190974?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190982?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190978?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190970?cid=24949

http://www.1v1y.com/kampanya-urun-detay/1190969?cid=24949






15 TON FİLDİŞİ YAKILDI

Kenya'da 15 ton fil dişi yakıldı



Kenya'da, kaçak avcılıkla mücadele kapsamında 2010-2015'te ele geçirilen 15 ton fil dişi yakıldı.
Galeri ve haberin devamı;
http://fotogaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/92668/2/1/28353870/kenyada-15-ton-fil-disi-yakildi
Tawşi der ki; Oradaki her bir çift diş, bir fil demektir. Bunu yapan acımasız mahlukatlar bir canlının hayatını para için, zevk için sonlandırmışlardır. Umarım cehennemde bu dişlerden beter yanarsınız.


20 Şubat 2015 Cuma

18 Şubat 2015 Çarşamba

CEVAP; BİR HAFTADA ÖLEN KAÇINCI TAVŞAN










        Merhaba, öncelikle başınız sağolsun, siz bir hafta içinde bu bloğa petshoptan yavru bir tavşan alıp tavşanı aynı hafta ölen 4-5 kişiden birisisiniz. Bu bloğun kuruluş amacı sokak hayvanlarını ve barınaktaki hayvanları evlat edinmeyi hedeflemek, kirli petshop ticaretini durdurmaktır. Sizin yaptığınız tek hata ücretle bir hayvan satın almaktır. Petshoptaki hayvanlara acıyıp onlara kurtarmaya çalıştığımız sürece bu kirli ticareti durduramayız. Bir yavru tavşan 3 aylık olana kadar annesinden ayrılmamalıdır ama maalesef bu zalim, gözünü para hırsı bürümüş petshopçular tavşan yavrularını 20 günlükken annelerinden ayırıp satarak ölüme terketmektedirler. Böylece yavru tavşanlar ne annelerinden yeterli sütü içerler, ne de bağışıklıkları gelişir. Kaldı ki o tavşanların yetiştiği bodrum katlarını görseniz inanamazsınız, ömür boyu güneş almazlar, 30 cm'lik kafeslerde kıpırdayamadan, aç karnına her ay doğum yaparak ölene kadar makine gibi kullanılırlar, ne bir aşıları vardır, ne de mutlu bir hayatları.. Öncelikle tavşan evde bakılması çok zor olan bir hayvandır, çünkü otçuldur ve doğal ortama ihtiyacı vardır, çok sosyaldir ama 2 tavşan bir yılda 500 tavşana çıkar, bu yüzden de erkek varsa erkeğin kısırlaştırılması gerekir, yani kısacası bakımı çok zor bir hayvandır, tavşandan anlayan veteriner bulmak ise daha zordur. Bize düşen öncelikle sokaktaki, barınaklardaki kedi ve köpekleri kurtarmaktır. Çünkü evde tavşan beslemek extreme olaya girmektedir. Ben Tawşi'yi ormandan kurtardım, Milky'yi ise ücretsiz hayvan sahiplendiren Petarkadas.com'dan sahiplendim. Sadece 2 yıl yaşadılar çünkü ikisi de petshop ürünüydü. Sizin acınızı bu yüzden iyi anlıyorum. Ama en azından diğer kişilere örnek olmalısınız ve beraber bu petshop ticaretini durdurmalıyız. Aşağıya ücretsiz hayvan sahiplendiren siteleri sıralayacağım. Yazınızın en azından diğer petshoptan hayvan almak isteyenlere örnek olmasını isterim. Ücretsiz evcil hayvan sahiplendiren siteler;

http://www.petarkadas.com/petbul/ucretsiz-kopekler-kopek-ilanlari

http://www.minikpati.com/

http://www.petlebi.com/yuva-arayanlar

https://www.facebook.com/evcilevo

http://www.sahibimolurmusun.org/

http://www.mihav.com/ilanlar/ucretsiz-kopek-kedi-ilanlari.html

Dipnot;  Sahibinden.com'daki ücretsiz diyen hayvanların çoğu ücretli olarak satılmaktadır, telefon edip öyle sorun derim, ücretliyse de lütfen siteye şikayet edin. 


17 Şubat 2015 Salı

CEVAP; TAVŞANIN KARNINDA KOKULU AKINTILI YARALAR






Merhaba, cevabı buraya yazıyorum, yaraların iyilemesine çok sevindim, veterinerinize danışarak aktardan Kantaron Yağı alıp pamukla Baticon sürer gibi sürebilirsiniz, açık yaraları bile kedi, köpek ve insanlarda çok iyi iyileştirmektedir. Yaşadığı yerdeki zemini çok temiz tutun, %1 çamaşır suyu ile zehirlemeden temizleyin, tuvaletini hergün değiştirin. İlaçları değiştirtebilirsiniz de..

12 Şubat 2015 Perşembe

GAGASI KIRILAN TUKAN KUŞUNA PROTEZ GAGA



Kosta Rika'da gençlerin saldırısı sonucu üst gagası kırılan ‘Tukan kuşu’na protez gaga takılacak.


Dünyanın bu bölgesinde ilk kez yapılacak olan protez gaga 3 boyutlu baskı yöntemiyle oluşturulacak. Dört şirket 3 boyutlu baskıyla gaga protezini üretebilecek imkanlara sahip olduklarını belirterek yardıma gönüllü oldu.
Daha önce Amerika'da bir kartal ve penguen için protez gaga üretilmişti.
Bulunduğu yerin adı verilen 'Grecia' adlı erkek Tukan kuşu, Ocak ortasında bir hayvan barınağına götürüldü.
Kırık gagalı Tukan kuşunun fotoğrafları Kosta Rika gazeteleri ve sosyal medyada dolaşmaya başlayınca büyük tepki doğdu.
Kuşa protez gaga yapılması için başlatılan kampanyada hemen binlerce dolartoplandı.
Tukan kuşları gagalarıyla vücut ısısını da ayarlıyor.
Hayvan barınağında Grecia'ya bakan veteriner Carmen Soto, kuşun iyileşmekte olduğunu ve hatta azar azar kendi başına beslenmeye başladığını söyledi.


3 boyutlu baskı tasarımcısı Nelson Martinez, öncelikli olarak Grecia'nın yemesine yardımcı olacak bir protez gaga üretmeyi hedeflediklerini bildirdi. Martinez, tasarım ekibiyle birlikte Grecia'ya uygun bir gaga hazırlamak için Tukan kuşu gagalarını incelediklerini anlattı.
Nelson Martinez, kuşun büyümekte olmasına uyacak şekilde, bir bölümü sabit, diğer bölümü hareket edebilen ve bu sayede temizlenebilen veya yenilenebilen bir protez modeli üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Protezin çıkmaması ya da hasar görmemesi için, hem hafif, hem de dayanıklı olması gerektiğini söyleyen Veteriner Soto da, Grecia'nın yarasının iyileşmekte olduğunu ve bir ay içinde MR çekilebileceğini belirtti.
Martinez ve ekibi protez gaganın monte edilmesi için kimyasal ürün taşıyan bir yapıştırıcı madde kullanılamayacağını, gaganın vidalanıp vidalanamayacağını araştırdıklarını kaydetti.
Grecia'ya protez gaga üretmeye gönüllü olan bir başka şirketten bir yetkili de, kuşun protezi kabul edip etmeyeceğini bilemediklerini söyledi. 
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28183675.asp
Tawşi der ki; Neden öncelikle bunu yapan gençler yakalanıp cezalandırılmıyor? 

9 Şubat 2015 Pazartesi

SU PARKLARININ, SİRKLERİN, HAYVANAT BAHÇELERİNİN GERÇEK YÜZÜ



          Okullar kapandı karne hediyesi olarak hadi çocuğu su parkına götürelim yunusları, balinaları, fokları, deniz aslanlarını görüp eğlensin, haftasonu oldu hadi çocukları sirke götürelim aslanları, filleri görsünler... Eğer bu su parklarındaki ve sirklerdeki hayvanlara yapılan işkence ve eziyetleri görseydiniz belki de bu iki cümleyi asla kurmazdınız. İstanbul'a bile su parkı açıldı ve orada da tüm canlılara dğerlerindeki gibi işkence yapılmaktadır çünkü vahşi hayvanlara eğitim verilmeye çalışılmaktadır, neden, para için.. Sırf sizin çocuğunuz bir saat güzel vakit geçirsin, görmediği hayvanlar türlü şaklabanlıklar yapsın diye neler mi oluyor? Yunuslar nefeslerini tutarak bu su parklarında eninde sonunda intihar ediyor çünkü günboyu iki tane numara öğrenmeleri için şiddet görüyorlar, sopalarla dövülüyorlar, vücutlarına çeşitli kimyasal maddeler veriliyor, ayrıca tüm deniz ve okyanuslar onlarınken küçücük havuzlara tıkılıp kalıyorlar ve sonunda ölümü tercih ediyorlar, para için onları tutsak edenlerden daha gururlular. Balinalar, foklar ve deniz aslanları da aynı kaderi paylaşıyor. Ya sirkler.. Filler ayaklarından zincirlenip vinçlerle, kamyonlarla sağa sola çekilip işkence ediliyor neymiş iki ayak üzerinde kalkıp seyircileri selamlamalıymıi, neymiş futbol topuyla şov yapmalıymış, eğlenceniz batsın! Hiçbir canlının hayatı sizin eğlenceniz olamaz. Sirklere, su parklarına ve hayvanat bahçelerine karşı çıkın, çocuğunuz bu hayvanları belgesellerde görerek öğrensin, işkence yapılmalarına sebep olmasın. 
                                                                                Tawşi



6 Madde İle Yeni Hayvan Hakları Yasası Neden Kabul Edilemez

Hayvanları Koruma Kanunu değişikliği gündemi ile toplanan TBMM Çevre Komisyonu, hayvan haklarını ihlal eden 5 maddeyi kabul etti. Sivil toplum örgütleri toplantıdan hayal kırıklığı ile ayrıldıklarını söylerken "Bu haliyle tasarı, beklentilerimizi karşılamak bir yana hayvan haklarından da oldukça uzak bir konuma taşınmıştır" açıklamasında bulundu.

Toplantının devamı 19 Haziran 2014 tarihine ertelenirken, hayvan hakları savunucuları İstanbul, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde eylem hazırlıklarına başladı. 
İşte Çevre Komisyonu’nun hazırladığı hak ihlalleriyle dolu 5 maddenin sonunda olacaklar:

1- Tüm sokak hayvanları sokaklardan toplanacak


sokak-kopekleri_38292.jpg
1910’dan 2014’e değişen bir şey yok. Osmanlı döneminde Hayırsız Ada’ya gönderilen sokak köpekleri bugün de şehir dışındaki toplama merkezlerine gönderilecek. Çevre Komisyonu’ndakiler devrim niteliğinde yasa tasarısı hazırlıyoruz derken ne düşündüler bilinmez ama (devrimden kasıtları hayvanları sokaklardan arındırmak mıydı?), bu maddelerin hayvan haklarıyla uzaktan yakından alakasını göremedik.
2- Toplanan hayvanlardan uygun olanları(!) deney merkezlerine satılacak

Animal-testing-on-cats-dogs-is-legal-for-Jewish-Corporations.jpg
Devlete ait 50 köpeğin bakıldığı barınaklarda dahi hayvanlar, açlık ve susuzluktan, tıbbî yardım yoksunluğundan hayatını kaybederken, binlerce köpek kapasiteli barınakların yapılmasının tek sebebi var o da sokakları hayvanlardan arındırmak. Bu yolla “modern” şehir sokakları yaratmak, hayvanları tecrit etmek ve tecrit edilen hayvanları hayvan deneylerine göndermek gibi her türlü tasarrufta kullanmayı meşrulaştıracaklar.  Mesela, koku alma duyuları yüksek olan köpekler sigara deneylerinden kozmetik deneylerine kadar akla hayale sığmayan deneylerde canlı canlı kesilecek, yakılacak, üzerlerine kimyasallar damlatılarak acı içinde öldürülecek.
AB’ye uyum maksadı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın geçmişte çıkarttığı deney yönetmelikleri  bu amacın önünü açmış, sokak hayvanlarının  deneylerde kullanılmasını mümkün kılınmıştı. Yani  ile minare çalınırken kılıfı hazırlanmıştı…
3- Evde hayvan beslemek için belediyeden izin alınacak


634970457572084415_2102201312_15_57.jpg


Evet şaka değil gerçek. Evde hayvan beslemek için önce belediyeden hatta muhtardan (mahalli idare) izin alacaksınız, ardından kaç tane hayvan besleyeceğinize yine muhtar ve belediye karar verecek. Kısacası Çevre Komisyonu başınıza mıhtarcı başı dikti. Ve istediğinde evinizdeki hayvanları belediye alabilecek. Bunun yanı sıra pet shop’larda kedi, köpek, tavşan satılmayacak. Sevindirici gibi görünen bu yasanın ardındaysa, üretim çiftlikleri var. Bu çiftlikler pet shop’lar gibi göz önünde olmayacaklar bu yüzden içerisinde neler yaşandığını bilemeyeceğiz. Çünkü denetim yetkisi sadece Tarım Bakanlığı’nda olacak.

4- Yunus parkları kapatılmıyor. Yunus parklarında esarete, işkenceye ve ölümlere devam..


182013_10150098664845959_340170370958_6428896_3963540_n.jpg


Hükümet yunus parkları ve hayvanlı sirklerin yasaklanacağını söylerken, son anda bu sömürü merkezlerinin ekonomik gelir kapısı olduğunu söyleyerek bundan vazgeçti.
Çevre Komisyonu ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Mehmet Metiner’in açıklaması: “Bu parklar ülke ekonomisine katkı sağlamalarının ötesinde, çok önemli sosyal ve kültürel rol üstlenmektedir”

5- Sirkler yasaklanmıyor sirklerde işkencelere, ölümlere devam...


CircusElephant.jpg

6- Hayvanat bahçeleri kapatılmıyor, aksine teşvik ediliyor


emaciated-tiger-2-surabaya-zoo.jpg 2286425-hayvanatbahcesieziyet3.jpg


Çevre Komisyonu kimlerden oluşuyor ?


151_4Ekim2.jpg


İstanbul Milletvekili Erol Kaya’nın başkanlığında toplanan Çevre Komisyonu’na Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun katıldı.
Toplantıda devrim niteliğinde kararlar alınacağı söylenirken şu sözler dikkat çekti:
“Tarihi bir görevi yaparak gelecek kuşaklara görevimizi yapıyoruz"


İşte Çevre Komisyonu’nu oluşturan milletvekilleri:


  1. Erol Kaya: AKP İstanbul Milletvekili, Çevre Komisyonu Başkanı
  2. Osman Kahveci: AKP Karabük Milletvekili,Çevre Komisyonu Başkanvekili
  3. Sebahattin Karakelle: AKP Erzincan Milletvekili, Çevre Komisyonu Sözcüsü,
  4. Aydın Şengül: AKP İzmir Milletvekili, Çevre Komisyonu Katip Üyesi
  5. Mehmet Metiner: AKP Adıyaman Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi
  6. Eşref Taş: AKP Bingöl Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  7. Gülay Dalyan: AKP İstanbul Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi, Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi,  Milli Savunma Komisyonu Üyesi
  8. Feyzullah Kıyıklık: AKP İstanbul Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  9. İlyas Şeker: AKP Kocaeli Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi, İçişleri Komisyonu Üyesi
  10. Zeki Aygün: AKP Kocaeli Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  11. Hüseyin Cemal Akın: AKP Malatya Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  12. Selçuk Özdağ: AKP Manisa Milletvekili
  13. Abdurrahim Akdağ: AKP Mardin Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi,  İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi
  14. Muzaffer Çakar: Muş Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi,  Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi
  15. Gülşen Orhan: Van Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  16. Temel Coşkun: Yalova Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi
  17. Sena Kaleli: CHP Bursa Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi
  18. Mustafa Serdar Soydan: CHP Çanakkale Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  19. Melda Onur: CHP İstanbul Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi
  20. Durdu Özbolat: CHP Kahramanmaraş Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi
  21. Mehmet Hilal Kaplan: CHP Kocaeli Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi,Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu Üyesi
  22. Emre Köprülü: CHP Tekirdağ Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi
  23. Ahmet Kenan Tanrıkulu: MHP İzmir Milletvekili,  Çevre Komisyonu Üyesi,  Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Üyesi, Türkiye - Avrupa Birliği Karma Parlamento Komisyonu Türk Grubu Üyesi
  24. Emin Çınar: MHP Kastamonu Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  25. Lütfü Türkkan: MHP Kocaeli Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi
  26. Erol Dora: HDP Mardin Milletvekili, Çevre Komisyonu Üyesi


Herkesin bildiği gibi yaşam hakkı kutsaldır. Bakanlar, politikacılar masa başında bir kaç kağıt imzalayarak hayvanların doğuştan var olan haklarını yok edemezler! Politikacılara hatırlatmak isteriz ki bir zamanlar meşru olan insan köleliği nasıl yasaklandı ise mücadelemiz sayesinde, hayvanların doğuştan sahip oldukları hakların teslimi de er ya da geç gelecektir. Bu kanlı tarihi hazırlayanlar da unutulmayacaktır.

http://derinekoloji.blogspot.com.tr/2014/06/6-madde-ile-yeni-hayvan-haklar-yasas.html



İŞTE SİRKLERİN DİĞER YÜZÜ




http://www.milliyet.com.tr/fotogaleri/39537-yasam-iste-sirklerin-diger-yuzu/1



SU PARKLARININ GERÇEK YÜZÜ













Lütfen şu videoyu izleyin;

http://webtv.hurriyet.com.tr/haber/egitmek-icin-yunus-baliklarina-iskence-ettiler_106239?hid=28154498

GÜNÜN DOSTU

      Yıllar önce bu ilanı gördüğümde şaşkınlıktan ne yapacağımı bilememiş, bayağı gülmüştüm de, yine rastlayınca paylaşmak istedim, işte efsane Sivas Mangal Köpeği (Lütfen alttaki kırmızı çerçeveli ilan açıklamasını okuyunuz);

























































Tawşi der ki; Bu minik dostumuzun akıbeti ne oldu bilmiyorum ama umarım aynı evinde kalmıştır, insan böyle tatlı bir dostu hiç verir mi..

HAATCHI VE KÜÇÜK DOSTU

Hayata birlikte tutundular

Koton Kitap’tan çıkan ‘Haatchi ve Küçük Dostu’, yaşama beraber tutunan kas hastası bir çocuk ile şiddete maruz kalmış sakat bir köpeğin dostluk hikâyesini anlatıyor.

Hayata birlikte tutundular

Haatchi, İngiltere’nin başkenti Londra’da henüz beş aylıkken tren raylarına bağlandığı için kuyruğu ve sol arka bacağını kaybetmiş bir Anadolu çoban köpeği. Onu raylara bağlı vaziyette bulanlar, daha köpeği kurtaramadan bir trenin daha yaklaştığını görüyor, şahit olduklarına inanamıyorlar. Haatchi, rayların tam ortasında, bağlı olduğu yerde vücudunu yere yatırıyor. Bedenini iki rayın arasındaki boşluğa yapıştırıyor ve kafasını da eğerek trenin, üstünden, ona zarar vermeden geçmesini sağlıyor. Tren geçtikten sonra kafasını kaldırıp hayretler içinde kalan demiryolu görevlilerine yakaran gözlerle bakan Haatchi, oradan hemen kurtarılıp tedavi edilmiş. Çok kan kaybetmiş ama bir bacak, bir de kuyruk feda ederek hayatta kalmayı başarmış...


Owen ise henüz 8 yaşında bir çocuk. Dünyada sadece 100 kişide bulunan bir kas hastalığı olan Schwartz-Jampel Sendromu’yla mücadele ediyor. Her gün dayanılmaz ağrılar çekiyor. Kaslarının kontrolsüzlüğü ve aşırı kasılmasından ötürü yürüyemiyor. Dolayısıyla hayatının büyük bölümü tekerlekli sandalye üstünde geçiyor.

GELİRİN BİR KISMI ÇOCUK VE HAYVANLARA


Bu ikilinin bir araya gelmesiyle bakın nasıl bir umut hikâyesi doğacak... Her şey Haatchi için internete verilen sahiplendirme ilanını gören Owen’ın ailesinin, Haatchi’nin oğulları için mükemmel bir dost olacağını düşünerek köpeği sahiplenmesiyle başladı. Kuyruğu ve bir bacağını kaybettikten sonra şans eseri hayatta kalan Haatchi ile dayanılmaz ağrılara küçücük yaşında göğüs germeye çalışan Owen, buluştukları günden beri birbirlerinin en yakın dostu oldular. Bugün aralarındaki özel iletişimleriyle birbirlerine daima ne kadar değerli olduklarını hatırlatıyorlar. Haatchi’yle tanışmadan önce insanlarla iletişim kurmaktan çekinen ve evinden hiç çıkmak istemeyen Owen, Haatchi’nin hayat enerjisiyle yeniden yaşam sevinci kazandı. Dışarı çıktıklarında artık kendi acısını değil, Haatchi’yle buluşmalarına dair mutlu hikâyelerini anlatıyor...
İnsanlara umut aşılayan ikilinin etkileyici hikâyesini, 1961 İngiltere doğumlu eski gazeteci ve biyografi kitapları yazarı Wendy Holden kitaplaştırdı. Koton Kitap tarafından ‘Haatchi ve Küçük Dostu’ adıyla yayımlanan kitap, Arın Rubacı çevirisiyle Türkçede. Satılan her kitabın 1 TL’si Yaşam Hakkına Saygı Derneği’ne, 1 TL’si de Türkiye Kas Hastalıkları Derneği KASDER’e bağışlanacak.
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/keyif/28143501.asp?utm_source=oku.net&utm_medium=site&utm_campaign=trafik

7 Şubat 2015 Cumartesi

SARIYER BELEDİYESİ MAMA-MATİK


       Çin’in uluslararası haber ajansı Xinhua’dan gelen medya mensupları, Sarıyer Merkez’de faaliyette olan Mama-Matik hakkında Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Yüksel Tutak ve Sarıyer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ayhan Akbulut’tan bilgi aldı. Başkan Yardımcısı Yüksel Tutak; amaçlarının hem çevreyi korumak, hem hayvan dostlarımıza yiyecek ve içecek konusunda destek vermek hem de ekonomik anlamda tüketiciyi bilinçlendirmek olduğunu söyledi.
       Fikrin büyüsüne kapıldıklarını ve bu olayı haber yapmak için geldiklerini söyleyen Çinli televizyoncular, bu doğa ve hayvan dostu makinaların Çin’de de kullanılmasını arzuladıklarını ifade ettiler.

Tawşi der ki; Sokak hayvanları için oldukça güzel bir gelişme ama eyyy Çin halkı ve çekik gözlü muhabir ablamız, sizler kedi, köpek yemekten sokakta hayvan mı bıraktınız, hepsini katledip duruyorsunuz, yaptığınız işkenceler tüm Youtube'de, bizle dalga mı geçiyorsunuz, bizim yetkililerimiz bunu size neden soramamış merak ediyorum. İstinye'deki dostlarımız için de mama-matik istiyoruz, işte videosu;

http://sariyer.tv.tr/v/28213/hayvan-besleme-noktalarinin-mamamatk-temzlk-ve-bakimlari-dzenl-b#.VNZeYLCsXOI

GÜNÜN DOSTU


5 Şubat 2015 Perşembe

ÜCRETSİZ BEYAZ UZUN TÜYLÜ GOLDEN RETRİEVER VE BEYAZ LABRADOR

Dün gördüğüm bu köpeğe sahiplenmek istiyorsanız lütfen hemen okuyun;



















http://tawsim.blogspot.com.tr/p/tavsan-ilanlari.html

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-golden-tuylu-istanbul

GÜNÜN DOSTU

Yavru ahtapot


        Ahtapotlar yavrularını çok gizli yerlere saklarlar düşmanlara karşı her zaman yavrularını korur. Aç kaldığında yavrularını bırakmamak için 8 bacağından 1 tanesini yer ve yavrularına baktıktan sonra ölürler. İşte salatasını yediğiniz ahtapot böyle düşünceli bir hayvan..

GÜNÜN SORUSU: ERKEK TAVŞANLARIN İLİŞKİSİ





       Merhaba, bu çok yaşanan bir olay çünkü erkek tavşanlar 3,5-4 aylıktan itibaren ergenliğe girerler ve kızışma dönemi yaşarlar. Etrafta dişi bir tavşan da yoksa onlar için erkek tavşan, kedi yavrusu, tavuk, battaniye, oyuncak ayı gibi şeylerin önemi yoktur. Ya erkekleri kısırlaştırıp bir dişi alacaksınız ya da bu durumu kabulleneceksiniz çünkü erkekleri kısırlaştırmazsanız ve bir dişi tavşan edinirseniz 1 yılda 500 yavru tavşanınız olur ayrıca dişi tavşanı da bu iki erkek tavşan kısa sürede öldürür hatta onun için kendi aralarında ölümcül kavgalar edebilirler. 

3 Şubat 2015 Salı

İSTANBUL VELİEFENDİ HİPODROMU'NDA ŞOK PROTESTO!

 

        Bu sefer bir jokey faul yaptı diye protesto çekilmedi, atlara kırbaç vurulmasın ve özgür bırakılsın diye yapıldı, uzun yorumum yine en altta, işte olay;



İstanbul Veliefendi Hipodromu'nda bugün 4. koşu sırasında piste giren ve Canlı Yaşam Kuşağı adlı gruba üye oldukları iddia edilen 5-6 kişi, üzerinde, "Bakımın karşılığı kırbaç olamaz, para hayvanı esir almaz" yazılı bir pankartla piste girdi.

Sentetik pistteki koşuda safkanlar son 400 metreye girdiği sırada, öğrenci oldukları ve CANLI YAŞAM KUŞAĞI adlı bir gruba üye oldukları iddia edilen 5-6 kişi ellerinde bir pankartla pistin içine girdi. 
Ellerindeki pankartı açan grup üyeleri, hem kendilerinin hem atların ve jokeylerin sağlığını ciddi şekilde riske attı.
Söz konusu kişiler piste girdiği anda, ne olduğunu anlamaya çalışan bazı jokeyler yarışa devam edip etmemekte kararsız kaldı. Yarış sırasında aprantisi Tolgahan Keresteci'yi düşüren ve başıboş kalan Lideray adlı atın protestoculara çarpmaması onlar adına büyük bir şans oldu.
Atların bulundukları yerden geçmelerinden sonra kaçmaya çalışan protestocular, Hipodrom Güvenlik Birimi elemanları tarafından yakalandı.
Yakalanan protestocuların açtıkları pankartta “BAKIMIN KARŞILIĞI KIRBAÇ OLAMAZ, PARA HAYVANI ESİR ALAMAZ" yazdığı ve protestocuların TJK Güvenlik Birimlerince olay yerine gelen Emniyet Mensuplarına teslim edildiği öğrenildi. (yarisdergisi.com)
http://www.hurriyet.com.tr/spor/diger/28106797.asp

Tawşi der ki; "At ayrışları modern toplumlar için sosyal bir ihtiyaçtır." bu sözü söyleyen ulu önderimiz Atatürk'tür, günümüzde artık modern toplum filan kalmadı tabi, at yarışları heyecanlıdır da ama ülkemizde gerektiği gibi yapılmıyor. İyi atlar birer para kasasıdır, tek büyük bir yarışta bir at trilyonlar kazanabiliyor ama bu nasıl ve ne şartlarda? Bazı at sahipleri atını kendi çocuğu gibi sever, ona gereksiz yüklenmez, en çok ayda bir koşturur, biraz hastalansın, pist ve hava şartları kötüleşsin veya çok sert rakipler gelsin atını hemen yarıştan çeker, atların da diğer sporcu insanlar gibi doping yapması yasaktır sonuçta bu bir yarış ama daha doping listesine gelmeden önce at sahibinin atlarıyla ilgilenen veterineri veya seyisi bu ilaçları araştırır ve hemen getirtip ata verirler, at da Hüseyin Bolt gibi koşar. Bu olay farklı ilaçlarla sürekli tekrarlanır, ata sürekli ilaçlar enjekte edilir, içirilir, at her hafta koşup birinci olur, herkes şaşırır, Arap atıysa yarışseverlerce kesin İngiliz denilir ve kısa bir süre sonra at umulmadık bir yarışın ortasında sakatlanır, yarışı bile bitiremez, sonra birden ortadan kaybolur, ya aşıma gider ya da satışa.. Onun artık GDO'lu domatesten bir farkı yoktur, vücudunda kan yerine doping dolaşıyordur. İşte atçılıkta bu yüzden iyi zannedilen atlar uzun yıllar şampiyonluklarını sürdüremez. Geldik diğer kısımlara.. TJK tarafından kanun çıkarılmalıdır, aynı atlar her hafta koşturulmamalıdır, bir koşusundan sonra en az 2-3 hafta dinlenmelidir ama bakıyorsunuz bir at pazartesi koşuyor sonra diğer pazartesi yine aynı at, çok yanlış, tabi ki çatlarlar.. Aprantiler çok bilinçsiz yetişmektedir, örnek vereceksek her apranti daha ilk yarışında attan düşmektedir, ayrıca iyi jokeyler de sürekli düşmektedir. İnanılmaz fauller görülmemektedir, ayrıca bir at ve jokey devrildiği an diğerleri de ona takılıp devrilmektedir, bu  gerçekten şaka gibi çünkü yurtdışı yarışlarına baktığınızda bir at ve jokey devrildiği an diğerleri sağ ve sola aynı anda çok nizami bir şekilde açılırlar ve düşeni geride bırakırlar, kimse kimseye takılmaz. Ata binmek çok iyi öğretilmelidir.  En önemli diğer sorun ise kamçıdır. Son 600'de arada 10 boy fark varken atını döve döve getiren jokey ve aprantileri kınıyorum! Hele geçen gün ABD yarışlarında atına gizlice elektro şok veren jokeyin meslekten menedilmesi gerekmektedir. Toparlarsak, atların da canı vardır, onlar birer yarış arabası değildir, hor görülmemelidirler, sürekli ilaç basılmamalıdırlar, gözünüzü para hırsı değil hayvan sevgisi bürüsün.. 



Halis Karataş ve Turbo


GÜNÜN DOSTU