"Ağrım olsa bağıramam, aslan görsem kaçamam, kuyruğu ne de tatlı dersiniz ama avcı vurunca afiyetle yersiniz, çok da üşüdüm, kürkümü geri verseniz.. Tavşanım ben, keşke dostum olsan sen.." (Tawşi)

28 Kasım 2014 Cuma

YUVA ARAYAN İNGİLİZ SETTER

Boşaltılan Barınaktan İngiliz Setter, İstanbul























      Sarıyer Kısırkaya'daki barınağın boşaltıldığını ve tüm köpeklerin İstinye,
Yeniköy olmak üzere sahilde dolaştığını yazmıştım, demin bu güzelliğe İstinye
 Devlet Hastanesi acili önünde rastladım, güvenlikler öylesine Lisa diyor
ama dişi mi erkek mi bilmiyorum, çok tatlı ve çok hareketli, fotoğrafını çok
zor çektim çünkü fazla enerjiden kafa bir sağa bir sola gidiyor :) Çok uysal,
otur deyince hemen oturdu, basit komutları biliyor gibi, tüyleri ipek gibi
 ve uzun, başının tam ortasında çok güzel bir beneği, bol ve uzun tüylü
koca bir kuyruğu var, özellikle bahçeli veya çok büyük bir evi olan varsa
bu köpek için harika olur çünkü fıldır fıldır dönmeyi seviyor, ayrıca çok
oyuncu. Bu köpeği lütfen kaçırmayın çünkü yakında kar yağdığında soğuğa
 dayanamaz, ayrıca bir grubu da yok, tek başına sokaklarda telef olmasın
çünkü narin bir köpek. Ayrıca flat retriever, labrador, alman çoban köpeği
gibi pek çok cins de dolaşmaktadır, Lisa'yı göremezsiniz bunlardan birine zaten
bayılabilirsiniz, hepsi çok tatlı, sahil boyunca gelip bakının, akşam saatleri
daha çok farklı köpek oluyor. Lütfen arabanız ve kayışlı tasmanızla gelin.
Barınaktan gelenlerin diğer ilanı;
http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-barinak-bosaltilmis-kopek-arayan-sariyere-gelsin-istanbul

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-bosaltilan-barinaktan-ingiliz-setter-istanbul

"KÖPEĞE BEN DOKUNMADIM"

Zavallı köpek Nilayım ve "SAPIK"


       İSTANBUL 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde köpeğe tecavüz davasında hâkimin “İtin sahibi kim” diye sorması tepki çekti.

      Tecavüz edilen ‘Nilayım’ adlı köpeğin sahibi Gazi Güven’in avukatı ile İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu avukatları hâkime “Biz köpek diyoruz” dedi. “Hayasızca harekette bulunma” ve “Mala zarar verme” maddesinde düzenlenen “Haklı bir neden olmaksızın sahipli hayvanı işe yaramayacak hale getirmek veya değerinin azalmasına neden olmak” suçundan 10 aydan 4 yıl kadar hapis istemiyle yargılanan H.Y. suçlamayı kabul etmeyerek, “Görüntüdeki kişi ben değilim. Ben de bir hayvanseverim. Hayvanlara zarar vermedim” dedi.
Tawşi der ki;  Eeeeeey sapık!  Gözümüze mi inanalım, sana mı!!! Kamera görüntüleri herşeyi anlatıyor! Bir lokma kuru ekmekle köpeği kandırıyor ve sonra da ... Nasıl bir sapıklıktır, nasıl bir abazalıktır! O köpeğin hiç mi değeri yok, onun hiç mi duyguları yok! O da Allah'ın yarattığı bir can değil mi? Onun tek sorunu konuşamıyor, derdini kimseye anlatamıyor oluşu, sahipsiz oluşu.. Ey hakim, neden bir köpeği küçümsersin? Böyle önemli bir davada neden konuyu başka alana çekersin? Tüm Türkiye'nin gözü bu adamın alacağı cezadayken.. Bu adam en az 3-4 yıl hapiste yatmalıdır ki bir daha aynı suçu tekrar etmesin, başkası da cesaret almasın, veya aynı adam senin karına, kızına tecavüz etmesin! Eğer bu adam ceza almazsa kedilerle köpeklerle yine sokaklara dökülürüz, adalet yoksa dostlarımızla biz yaratırız.. Alttaki yorumlarda şuna bayıldım;
yusuf asiroglu HAKİM AMCASI SENI DE BIR PARCA EKMEKLE KANDIRIP CEKERLERSE BIR KUYTUYA, O ZAMAN ANLARSIN" ITIN" HALİNDEN
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27668092.asp


ZIPLAYAN KUÇULAR



ZIPLA! ZIPLA! ZIPLAMAYAN KEDİDİR!

      Kiminin eğleniyor gibi bir hali var, kimiyse endişeli bir bakış fırlatıyor. İçlerinde Husky de var, Beagle da... Onları fotoğraflayansa aynı zamanda kendini koyu bir hayvansever olarak tanımlayan Alman fotoğrafçı Julia Christe. İşte o eğlenceli fotoğraf galerisi;

http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/89378/2368/1/ziplayan-kucular

EDİRNE'DE TÜYLERİ DÖKÜLEN TAVŞAN

     Merhaba,  soru bölümü dolduğundan oraya cevap yazamadım. Tavşanınız büyük ihtimal egzama veya mantar olmuş, patilerinin altını kontrol edin, kırmızı yara veya kabuklanma var mı, göz kenarlarında akma, sırtında filan tüy dökülmesi, açılma var mı? Acilen veterinerlik fakültesine götürün çünkü çok bu hastalıklarsa ilerlemeden tedaviye başlanmalıdır yoksa kana karışırsa ölümle sonuçlanan hastalıklardır bunlar, ayrıca ortamı çok hijyenik olsun, tuvaletni hergün değiştirin, suyunu da, etrafı %1 çamaşır suyu katılmış su ile silin tabi tavşanı da zehirlemeyin. Acele edin. 

GÜNÜN DOSTU


27 Kasım 2014 Perşembe

FELÇLİ KÖPEK LEO'NUN HİKAYESİ



Felçli köpek Leo'nun hikayesi
      Kanada’da yaşayan Meagan Penman, Tayland’da gezdiği sırada kumsalda bir köpek gördü. Köpeğin arka bacaklarının tutmadığını ve bacaklarını ardından sürüklediğini fark eden Penman, ona yardım etmeye karar verdi. Penman, Leo adını verdiği köpeğe önce Tayland’da yardımcı olmaya çalıştı. Onu kabul edecek bir ev bulamayınca ise, Leo’yu yanına alıp Kanada’ya geri döndü. Leo’nun yürekleri ısıtan hikayesini yourcaring.com’da paylaşan Penman, hikayeyi şöyle anlatıyor…

http://www.radikal.com.tr/fotogaleri/hayat/felcli_kopek_leonun_hikayesi-1239934

İSTANBUL KAĞITHANE KÖPEĞE TECAVÜZ DAVASI



Kağıthane'de üç ay önce "Nilayım" isimli köpeğe tecavüz ettiği iddiasıyla 4 yıla kadar hapsi istemiyle yargılanan tutuksuz sanık H. Y. "Kamera görüntülerindeki o kişi ben değilim. Ben köpeğe tecavüz etmedim. Ben bir hayvan severim. Hiçbir zaman hayvanlara zarar vermedim. Sürekli hayvanlara yardım eden, karınlarını doyuran bir insanım" diyerek kendini savundu. Duruşma başladıktan sonra Hakim Hacı İbrahim Gözükara, "İt'in sahibi kim?" diye sorması tepkiye neden oldu.

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanık H. Y. ve müşteki köpeğin sahibi Gazi Güven hazır bulundu. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu adına Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu, Elçin Aybek ve Özen Baydoğan da duruşmaya müdahil olarak katıldı.
"İTİN SAHİBİ KİM?"
Duruşma başladıktan sonra Hakim Hacı İbrahim Gözükara, "İtin sahibi kim?" diye sordu. İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu avukatları ve Müşteki Avukatı Yasemin Babayiğit de "Biz köpek diyoruz" derken, bazı izleyiciler de "Köpek o diye" hakime tepki gösterdi. Hakim bu tepkiye karşılık vermedi ve duruşmayı görmeye devam etti.
"BEN KÖPEĞE TECAVÜZ ETMEDİM"
İddianemenin okunması ve kimlik tespitinin ardından savunma yapan sanık H. Y. "Sayın Hakim Bey kamera görüntülerindeki o kişi ben değilim. Ben köpeğe tecavüz etmedim. Ben bir hayvan severim. Hiçbir zaman hayvanlara zarar vermedim. Sürekli hayvanlara yardım eden, karınlarını doyuran bir insanım" dedi. Hakim Gözükara, "Polisteki ifadeni kabul ediyor musun?" diye sorunca  H. Y., "Polisteki ifademi kabul ediyorum. Olay günü alkollüydüm. Polisler bana "Arabayla köpeğe çarpmışsın" dediler. Ben polislere "Köpeğe arabayla çarptığımı hatırlamıyorum" dedim. "10 gün önce köpeğe çarpmışsın" dediler. Ben de o tarihte alkollü olduğumu düşünerek öyle söyledim. Bana yüklenen suç taciz ve tecavüzle alakalıymış. Böyle bir şeyi kabul etmiyorum" diye konuştu.
DELİL OLAN "O GÖRÜNTÜLER" TARTIŞILDI
Sanık Avukatı Adem Muratbeyoğlu, CD görüntülerinin çok net olduğunu belirterek, "Müvekkilim sigara kullanmıyor, görüntülerdeki kişi sigara kullanıyor. Emniyet Foto Film Şube'ye müvekkilimi götürüp kamera görüntüleriyle teşhis yapması gerekirken böyle bir şeyde yapmamıştır. Bu hususta gerçek şahsın, sanık olup olmadığının tespitinin yapılmasını talep ediyoruz. Ayrıca müvekkilimi gördüğünü söyleyen kişi vardır. O şahıs da teşhis yapılmamıştır" diye konuştu.

İKİ TANIK DİNLENDİ
Duruşmada dinlenen müşteki Gazi Güven de köpeğin kendisine ait olduğunu, olayı görmediğini belirterek, şikayetçi olduğunu söyledi. Tanık B. Y., "Olay öncesinde mahallede hayvanlar bizden kaçıyorlardı. Olay günü 02.00'de birden hayvanın ağlama sesleriyle uyandım. Eşimle sokağa indik. Gidip baktığımızda sanık merdivenlerde oturuyordu. Hayvanı tutmuştu. Sanığa 'Ne yapıyorsun" diye sordum. "Köpeği seviyorum" dedi. "Bu saatte köpek mi sevilir, bırak köpeği?" dedim. Köpeği bırakınca hayvan deli gibi kaçtı. Sanıktan alkol kokusu geliyordu, ama şuuru yerindeydi. Olaydan psikolojik olarak etkilendim. Geceleri uyuyamıyorum" diye konuştu. Tanık S. Y. de eşi  ile ağlayan köpeğin yanına gittiklerini, olay günü köpeğin yanında gördüğü şahsın huzurdaki sanık olduğunu anlattı.
DURUŞMA ERTELENDİ
Mahkeme suçtan zarar görmesi ihtimali binaen müşteki Gazi Güven'in ve İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu ve Eskişehir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu'nun davaya müdahil olarak kabulüne karar verdi. Sanığın dosya içerisinde bulunan CD'ler ve flash diskler birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilerek görüntülerdeki şahsın sanık olup olmadığı konusunda rapor aldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 30 Aralık saat 09.00'a erteledi.
SAVCI 4 YILA KADAR HAPSİNİ İSTİYOR
İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şikayetçi Gazi Güven.'nin karakola şikayette bulunduğu anlatıldı. İddianamede, 17 Ağustos 2014 günü saat 02.00 sıralarında gerçekleşen olay yerine yakın işyerinin kamera görüntülerinin incelendiğinde şüpheli H. Y.'nin merdiven basamaklarına oturup kucağına aldığı köpeğe tecavüz ettiğinin anlaşıldığı belirtildi. Toplanan delilere göre sanığın sahipli köpeğe aleni alanda tecavüz ettiğinin anlaşıldığı belirtilen iddianamede, sanığın "Hayasızca hareketlerde bulunma" , "Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hale getirme, değerini düşürme" suçlarından 1 yıldan 4 yıla kadar hapsi isteniyor.

İLK BAŞTA KÖPEĞE YÖNELEN BU ŞİDDETİN DAHA SONRA...
Duruşmanın ardından adliye önünde şikayetçi Gazi Güven'le birlikte açıklama yapan avukat Yasemin Babayiğit, davanın takipçisi olacaklarını kaydetti. Babayiğit, "İlk başta hayvana yönelen bu şiddetin, daha sonra çocuğa ve kadına da yöneleceğini söylüyoruz. Bu yüzden bu tarz şeylerin önüne geçmek için her zaman takipçisi olacağız. Her canlının yaşam hakkı olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla bu davanın da sahipli ya da sahipsiz hayvan olunmasına bakılmaksızın bütün hayvanların haklarını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27664455.asp

ÜCRETSİZ CİNS KÖPEK ARAYANLAR BURAYA!!



Barınak Boşaltılmış Köpek Arayan Sarıyer İlçesine Gelsin!, İstanbul

Merhaba, daha önce de Kısırkaya Köpek Rehabilitasyon Merkezi'ne gitmiş ve hepsini fotoğraflamıştım, sonra da köpek satışı ortaya çıkmış ve bazı kişiler açığa alınmıştı, şimdi ise duyduğuma göre barınaktaki tüm sağlıklı köpekler boşaltılmış, serbest bırakılmışlar, gerçekten de doğru çünkü İstinye'de sağda solda şu an heryerde cins köpekler görüyorum, İstinye Devlet Hastanesi acili önünde 5 tane çok tatlı Alman Çoban Köpeği güvenlikle nöbet tutuyor :) yanındaki eczane önünde siyah bir Flat Retriever filan oturuyor, bahçemizde 5-6 tane Labrador, Çoban köpeği geziyor, hepsi çok uysal, hemen kuyruk sallayıp yanınıza geliyorlar, bence köpek arayanlar "arabaları ve kayışlı tasmalarıyla birlikte" hemen İstinye ve Yeniköy başta olmak üzere Sarıyer ilçesini bir gezsinler, aradığınız gibi bir dostu bulacağınıza eminim, hem de inanılmaz büyük bir sevap işlersİniz çünkü kış geldi sayılır, burada sürekli sağanak yağmur var ve çok soğuk, kar gelince de aç kalacaklar, zaten evsizler, lütfen Sarıyer ilçesine gelin, özellikle akşamları daha çok tür görebilirsiniz. Teşekkürler. Petarkadaş'taki ilanım;

http://www.petarkadas.com/petbul/ilan-barinak-bosaltilmis-kopek-arayan-sariyere-gelsin-istanbul

22 Kasım 2014 Cumartesi

GÜNÜN DOSTU


SAYIN ANONYMOUS; SİZDEN GELEN 2 SORUYA CEVAP

             TAVŞAN HASTALIKLARI bölümünde sanırım artık yorum yeri dolmuş o yüzden oradaki soru ve yorumlarınızı artık ben göremiyorum, başka yazı altlarına bırakırsanız sevinirim.  Gelen 2 soru;

1)

2)


Cevaplarım;

1) Teşekkür ederim, evet benim için çok zordu. Yok siz yanlış anladınız, demiştim ki ben, tavşanınız yan odada kalıyorsa oda duvarına kedi kapısından daha geniş bir delik açtırıp sizin odanıza bir geçiş yaptırın, telli küçük bölüm sizin odanızda olur böylece odasında canı sıkılınca sizin odanıza geçer sonra canı sıkılınca geri gider.

2) Size yazı sonunda linkleri koyacağım. Çünkü yanlış anlamışsınız, yaşam alanı daralmayacak aksine daha da genişleyecek, biraz da sizin odanızdan yer çalacağız :) Her tavşan kafeste 5 dakika bile durmaya alışkın değildir ama maalesef bir de onları, o kocaman hayvanları kafeslerde besleyenler var, Allah akıl fikir versin, zulümden başka birşey değil o yüzden sizi takdir ediyorum. Kemirmesi 1 yaşının sonunda azalır. Yani 3aylık-12 aylık arası çok fazla kemirirler. Petshop'u HAYTAP'ın iletişim bölüünden mail atarak şikayet edin, üzerine de petshoğun bulunduğu ilçenin belediyesindeki zabıtaya şikayet edin veya ALO ZABITA (153)'yı arayın, sorularınız sadece bana bu şekilde yansımış, o yüzden görebildiğim kadarlarına yorum yapabildim kusura bakmayın. Size söylediğim duvar ve tel olayını ajandama çizdim, yarın fotoğrafı buraya yüklerim.

20 Kasım 2014 Perşembe

KEDİ EVİ YAPMAK


      Kış geldi, bugün özellikle havalar İstanbul'da 10 derece birden düşecek, yağışlar artacak, sonra da kar gelecek. Siz evinizde sıcacık polar eşofmanlarınızı giyip, kestane pişirip, kahve içerken dışarıdaki savunmasız tüylü dostlarımız ne yapacak peki? Özellikle sokaktaki zavallı köpekler daha da acıkacak ve kedilere saldıracaktır. Bu yüzden hem kedilerin güvenliği hem de üşümemesi için kedi evi yapmalısınız. Ben kedi evinin tahtalardan yapılmasından yanayım çünkü köpekler kartonu parçalayabilir. Zemine de ekstra metal veya ahşap koyulmalıdır, ev onun üzerine konmalıdır. Ayrıca eskiciler, dilenciler alıp satmasın diye de zincir ve telle bir yere sabitleyebilirsiniz. Bu arada yapacağınız evin gerçekten ayaklar altında olmaması önemlidir.  Ayrıca her belediyenin de her semte aşağıdaki kedi sığınma evinden yapması gerekmektedir, kediler etraf parmaklıkla çevrilmiş bu evde köpek saldırısına uğramadan güvenle yaşarlar, hem de içine istedikleri an sokakta dolaşıp geri gelirler;






Siz de sokak kedilerine bir ev yapmak istiyorsanız lütfen iki videoyu izleyin;

http://www.youtube.com/watch?v=Vil6Ae_By_w

http://www.youtube.com/watch?v=Kr-KLGrHqPs


Evdeki dostunuza güzel bir yuva yapmak istiyorsanız;

http://nasilyapilirr.com/kedi-yatagi/?tguid=6223-1

http://www.youtube.com/watch?v=6Wa2D6QaYEg

http://www.youtube.com/watch?v=qxMEtODbDls


GÜNÜN DOSTU


19 Kasım 2014 Çarşamba

FOK YOU, İNŞALLAH ONLAR GİBİ CANLI CANLI DERİNİZ YÜZÜLÜR!


       Fok avı nedeni ile dünyanın bir çok ülkesinde çevrecilerin tepkisini çeken Hatem Yavuz’un yeni markası ile ortaya çıkması tartışma yarattı. "Hayvanseverleri samimi bulmuyorum” diyen Yavuz’un “Fok You” markası tepkilere neden olurken bu sabah aynı marka için iki başvuru daha yapıldı.

Türk Patent Enstitüsü’ne bu sabah yapılan ilk başvuru için alınan başvuru numarası 2014/94400... Bu başvuru saat 10:24’te yapıldı.

"FOK YOU" MARKA KIRBAÇ!
Yapılan bu başvuruda alınacak markanın nerelerde kullanılacağına ilişkin ise “İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar” denildi.
İKİ SAAT SONRA YENİ BİR BAŞVURU
İkinci başvurunun saati ise 12:13. Bu başvuru için alınan numara ise 2014/94454… Bu başvuru için alınacak markanın nerelerde kullanılacağına ilişkin ise “Baş giysileri. Ayak giysileri. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar” bilgisi paylaşıldı.

"BEN BUNLARA ALIŞKINIM"
Hürriyet'e konuşan Hatem Yavuz "Fuara katılanların tepki gösterdiği Fok You markasının sahibi Hatem Yavuz, "Dünyanın neresinde fuara katılsam bana tepki gösteriyorlar. Ben bunlara alışkınım. İtalya'da da çok tepki gösterdiler" dedi. "Fok You" markası ve Yavuz'un açıklamaları sosyal medyada tartışmalara konu oldu.

Tawşi der ki; Duyarlı blog okuyucuları, lütfen fok derisi hiçbir ürün satın almayın, bu adamı ve onu destekleyen İvana Sert'i, Hakan Akkaya'yı heryere şikayet edin, bu nasıl bir zulümdür! O foklar kafalarına sopalarla defalarca vuruluyor sonra canlı canlı derileri yüzülüyor!! Karlar kan gölü oluyor, Kanada'daki küfür ettiğimiz fok avcılarından ne farkın var senin Hatem Yavuz adlı şahıs! Seni destekleyenlere de yazıklar olsun!! Destekleyen, uyuşturucu kullanımından gözaltına alınıp programdan atılan, sürekli gerçek kürk kullanan modacı Hakan Akkaya ve çeşitleri programlarda yer alıp tv ile ilgili hiçbir vasfı olmayan ve farklı bir ülkenin vatandaşı olan kürk düşkünü İvana Sert'i ekranlarda görmek istemiyoruz! Eğitimli yerli ve harika güzellikte sunucu ve spikerlerimiz varken etraf bu katil destekleyicilerine kalmasın! Lütfen RTÜK, HAYTAP gib, yerlere hemen şikayet edin! Ayrıca fok katili bir insan da görmek istemiyoruz, fuarlarda yeralmasını ise hiç istemiyoruz! İnşallah birgün onların çektiği acıyı tadarsınız..
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27610377.asp

GÜNÜN DOSTU